Uğur Poyraz: ‘İntikam’ diye operasyon ismi mi konur

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’ın 2022 yılı kesin hesap kanun teklifleri, 2024 yılı bütçe kanun teklifleri ile Sayıştay raporları görüşüldü.

Komisyonda İYİ Parti Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, şunları söyledi:

Hrant Dink, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok suikastların akıbeti ne oldu? Kimmiş katiller? Kimmiş azmettiriciler? Şu an çatısı altında bulunduğumuz TBMM’nin karşısında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin karşısında 1 Ekim günü yaşanan patlamayı önlemesi gereken kolluğun Ankara Adliyesi’yle olan kavgası, kendi meslektaşlarıyla ilgili kavgası, halef-selefleriyle olan kavgası; bu, normal mi Sayın Bakan? Müdahale etmek zorunda kaldığınızı biliyorum defalarca bu ülkenin Adalet Bakanı olarak. Emniyet teşkilatının yaptığı operasyonlar üzerinden her gün Twitter’da ‘38 örgüt çökertildi. “5 bin adamı gözaltına aldık.” 150 tane merkeze girdik’ açıklamalarıyla sanki bir mayının üstünde oturuyormuşuz hissiyatı veren bir İçişleri Bakanlığı zihniyeti…

İNTİKAM OPERASYONU

Yani bir dönemin, aynı iktidar döneminin bir bakanı suç örgütleriyle anılıyor; diğer bakan, önceki bakanı itham ve isnat ederek suç örgütleriyle mücadele ediyor; bu sırada olan vatandaş oluyor. Nasıl oluyor? Ya, ben her gün İçişleri Bakanının Twitter’dan yayınladığı operasyon haberlerini dinlemek zorunda mıyım? Beni korkutmak zorunda mısınız? Beni huzursuz kılmak zorunda mısınız?

Bugün, Ayhan Bora Kaplan isimli suç örgütü liderinin operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi? Devlet bu suç örgütü liderini muhatap alıp bir de ‘intikam’ diye operasyon ismi mi koyar? Yoksa bir devrin yargı ve kolluk mensupları ile yeni kolluk ve yargı mensupları arasındaki tartışma konusu bir intikam mıdır? Her devrin muktedirlerine göre kararları şekillenen yargı, sadece bugünün değil, öncenin de günahlarını taşıyor ama ısrarla tövbe etmiyor. 80’den 2005’e kadar askeri vesayet, 2005’ten 17-25 Aralığa kadar FETÖ vesayeti, 17-25 Aralıktan 15 Temmuza kadar, tırnak içinde söylüyorum, “FETÖ’yle mücadele ediyoruz”cuların vesayeti…

Şimdi, bir de bu popülasyon başladı, hatırlayın: “FETÖ’yle mücadele ediyoruz.” Kim? Polis. Kim? Hâkim-savcı. Kim? Mülki idare amiri. Ya kardeşim, maaş almadan yirmi yıl ne yaptın da şimdi “mücadele ediyorum” diye hava atıyorsun? Görevini yerine getiriyorsun. 15 Temmuz’dan sonra OHAL vesayeti, son olarak da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vesayeti; şimdi, bütün bu vesayetler altında yargı ayakta kalmaya çalışıyor, can çekişmeden Türkiye’de adalet dağıtmaya çalışıyor. Hiçbirimizde kalmayan adalet duygusuyla, yargıda tükenmiş vicdan duygusuyla kararlar veriliyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx